Sabah sırtımda ve
kollarımda var olduğundan bile bihaber olduğum kaslarımın ağrısıyla gözlerimi
açarken bile gülümsüyordum. Güzel bir gün olsun
bugün, dedim içimden.

Dün akşam kendime
bir iyilik yapıp spora gittim. Kendime iyilik yapmayalı uzun zaman oluyor. Aero-Taebox gibi bir dersti. Sürekli hareket
ettik, sürekli.. Terledikçe rahatladım, rahatladıkça vücudumda iyi birşeyler yapmış
olmanın acılı hazzı dolaştı. (
Aslında kaslarım
acımasın diye endorfin salgılanıyor, bi numarası yok keyfimin.Ama şimdilik bunu
karıştırmayalım.) Hoca önce sağ bacağı çalıştırdı. Çok uzun süren tek
bacak çalışması sonunda -bana 20dk gibi geldi- bacağım alev almış yanıyordu.
Tek böyle hisseden ben olmasam gerek, grup dağılmıştı. Hoca diğer bacağı
çalıştırmayı unutup başka bir harekete geçerken önlerden bi adam
"-Hocam,
diğer bacağı atladık." dedi.
Yanımdaki kadın "-Hani.." dedi,
"- ..sınıflarda ön srada oturan gerizekalı çalışkan çocuklar vardır ya, atlarlar
herşeye.. Bu da öyle."
Aklım çırpıklanmış, kadını doğru duyup duymadığımı
düşünürken biri kadına hitaben cevap verdi:
"-Hani..sınıflarda arka
sıralarda oturan dersi kaynatmaya çalışan gerizekalılar vardır ya.. Sen de
öyle.."
Kadın özür diledi,
hoca diğer bacağı çalıştırmaya başladı…Ben de az önce yaşananlara şahit olmanın
şokunda, beynimi çalıştıramadım..
Eve yürürken
vücudumu hafif hafif yalayan rüzgarı selamlayıp,
yaz gelmiş olmalı diye düşündüm.. Bu defa gelmiş. Ben de kendime
gelmeliyim. Evdeki kendi krallığıma çıktım, yatağa uzandım. Tv'de Julie &
Julia vardı…
Terasa çıkıp sigara
dumanını şehrin üzerine üflemek istedim. Küçük bir kibir yaşıyorum bunu
yaparken. Darrel'ın söylediği gibi, iç dünyan
dış gerçekliğini yaratıyor. Tanrılar Okulu'nda da dediği gibi "The world is such because youre
such" Dünya böyle çünkü sen böylesin.
Belki de gözyaşı döktüğüm o olayları da ben yarattım. Hani bi seviyede yaratıcıyız ya. Önceleri
çok iyi bir gerçeklik algım vardı ve mutlu oldum. Zamanla korkular ve endişeler
beni sardı, ve korkularım elle tutulur gerçeklere dönüştü. Dünya böyle, çünkü ben
böyleyim, onu da ben yaratıyorum. Bazen bu cümle kendine yüklenmek gibi
geliyor, bazen de inanılmaz hafifletiyor. Sorumluluğu almak sanıldığı kadar
ağır değil, aslında.. Çok hafifletici bir şey. Kontrol etmeye ihtiyacıız var ve
tüm mutsuzların sebebi kendimiz isek, bunu da kontrol edebiliriz. "Hayatı
geldiği gibi yaşa" cümlesi asırlar
boyu çok, çok yanlış anlaşılmış zannımca..
Bugün Aero-Yoga var.. Bakalım neler olacak.